‘’Okulum Beni Sektörün Beklentilerine Hazırladı, Bunu Sahaya Çıkınca Çok İyi Anladım’’
Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Elektik Programı 2014 mezunumuz Mustafa Çağrı Pekeriçli; hem okuyup hem çalıştığını yüksekokulumuzda aldığı teknik eğitimin ona sahada nasıl yol gösterdiğini, iş hayatına yeni atılacak gençlere önerileri gibi çok değerli fikirlerini tüm samimiyetiyle paylaştığı röportajımızı bir solukta okuyacaksınız.

- Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
İsmim Mustafa Çağrı Pekeriçli, 1992 tarihi doğumluyum. Amasya Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Elektrik Programından 2014 yılında mezun oldum. Amasya merkezde ikamet etmekteyim.
- Hangi firmada çalışıyorsunuz? Biraz çalıştığın firmadan bahseder misin?
Amasya merkezde bulunan Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ)’de 2011 yılından itibaren Yeni Bağlantı Kıdemli Uzmanı olarak görev yapmaktayım. Çalıştığım firma, sürdürülebilirlik anlayışı ve ileri teknoloji uygulamaları ile sektöre yön veren, yeni nesil enerji şirketi olma yolunda vizyonu olan, insana ve doğaya saygılı bir şirkettir. Bölgede 87 bin 751 km’lik dağıtım hattı, 22 bin 162 adet trafo, 2 buçuk milyon aboneyle kesintisiz ve kaliteli hizmet vermektedir
Ayrıca YEDAŞ; Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesinde (Samsun-Ordu-Sinop-Amasya-Çorum) elektrik dağıtım işletmeciliği konusunda alanında gelişmiş, tecrübeli personel kadrosu ile çalışmalarını yürütmekte olup; ben de bu yapının içinde olmaktan dolayı çok mutluyum.
- Elektrik Programı mezunusunuz. Çalıştığınız alan ve eğitim aldığınız süreçteki ders programına baktığımızda sektörün ihtiyaçlarına hitap eden birçok ders görüyoruz. Bu bağlamda eğitim sürecinizde sizi en çok etkileyen ders ya da uygulama neydi?
Eğitim sürecimde beni en çok etkileyen dersler, teorik bilginin doğrudan uygulamayla desteklendiği dersler oldu. Özellikle elektrik tesisatları, motorlar ve kumanda devreleri üzerine yaptığımız uygulamalı çalışmalar, mesleğe bakış açımı ciddi anlamda şekillendirdi. Bu derslerde sadece devrenin nasıl çalıştığını öğrenmekle kalmadık; sahada karşılaşılabilecek arızaları analiz etmeyi, çözüm üretmeyi ve ekipmanla birebir çalışmayı da deneyimledik. Okulda kazandığım bu uygulama alışkanlığı, mezuniyet sonrasında çalışma hayatına daha hızlı adapte olmamı sağladı ve sektörün beklentilerini daha iyi anlamama yardımcı oldu.
- Yüksekokulumuz Teknik Bilimle MYO’da aldığınız eğitimin size ne gibi avantajlar sağladığını düşünüyorsunuz?
Meslek Yüksekokulunda aldığım eğitim, bana en büyük avantaj olarak uygulama odaklı düşünme ve sahaya hazır olma becerisi kazandırdı. Eğitim süresince teorik bilgilerin yanı sıra atölye ve laboratuvar çalışmalarına ağırlık verilmesi, mezuniyet sonrasında iş hayatına adapte olmamı kolaylaştırdı. Özellikle ekipmanla birebir çalışmış olmak, teknik çizim okuma, ölçüm yapma, arıza tespiti ve iş güvenliği bilinci gibi konularda erken deneyim kazanmamı sağladı. Bu sayede sektörde karşılaştığım problemlere daha pratik, hızlı ve çözüm odaklı yaklaşabiliyorum. MYO eğitimi, bana sadece mesleki bilgi değil; aynı zamanda disiplinli çalışma, sorumluluk alma ve teknik özgüven kazandırdı.

- Mezun olduktan sonra iş bulma süreciniz nasıl gelişti?
Liseden mezun olduktan hemen sonra şu an çalışmış olduğum YEDAŞ'ta işe başladım. Burada çalışıyor iken Teknik Bilimler MYO Elektrik Programını kazanıp, başarılı bir okul hayatından sonra mezun oldum. Hem çalışıp hem okudum yani.
- Çalışma hayatınızda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bu zorluklarla başa çıkarken eğitim sürecindeki deneyimleriniz nasıl katkı sağladı?
Meslek Yüksekokulunda aldığım eğitim sürecindeki deneyimler, iş hayatına geçişimde bana önemli katkılar sağladı. Özellikle uygulama ağırlıklı dersler sayesinde teorik bilgiyi sahada nasıl kullanmam gerektiğini öğrenme fırsatı buldum. Atölye ve laboratuvar çalışmalarında kazanılan problem çözme, arıza tespiti ve ekipman kullanma becerileri, iş hayatında karşılaştığım teknik sorunlara daha hızlı ve doğru müdahale edebilmemi sağladı. Bunun yanı sıra ekip çalışmasına dayalı uygulamalar, iş disiplinini, sorumluluk bilincini ve zaman yönetimini geliştirmeme katkı sundu. MYO sürecinde edindiğim bu deneyimler, iş hayatında kendime güvenerek hareket etmemi ve mesleki anlamda daha sağlam adımlar atmamı sağladı.
- Teknik Bilimler MYO’nun güçlü yönleri sizce neler?
Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun en güçlü yönlerinden biri, sektörle uyumlu ve uygulama ağırlıklı bir eğitim anlayışına sahip olmasıdır. Ders içeriklerinin sahadaki gerçek ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi, öğrencilerin mezun olduklarında işe hazır bireyler olarak yetişmesini sağlıyor. Atölye ve laboratuvar imkânlarının aktif şekilde kullanılması, öğrencilerin teorik bilgiyi pratiğe dönüştürmesine büyük katkı sunuyor. Ayrıca öğretim elemanlarının hem akademik bilgiye hem de sektör tecrübesine sahip olması, derslerin daha gerçekçi ve yol gösterici olmasını sağlıyor. Bu yapı, öğrencilerin teknik özgüven kazanmasına, problem çözme becerilerinin gelişmesine ve iş disiplinini erken dönemde öğrenmesine önemli bir avantaj sağlıyor.
- Eğitim-öğretim süreci için önerileriniz var mı?
Eğitim-öğretim sürecinin daha da güçlenmesi adına, sektörle iş birliğinin artırılmasının çok faydalı olacağını düşünüyorum. Özellikle yerel ve ulusal firmalarla yapılacak staj, teknik gezi ve ortak uygulama çalışmaları, öğrencilerin sahayı daha yakından tanıma imkânı sunar. Bunun yanında laboratuvar ve atölye derslerinin mümkün olduğunca güncel teknolojilerle desteklenmesi, öğrencilerin mezuniyet sonrası adaptasyon süresini kısaltacaktır. Ayrıca öğrencilere problem çözme, iş güvenliği ve mesleki sorumluluk bilincini pekiştiren proje tabanlı çalışmaların artırılması, eğitim sürecine önemli katkı sağlayabilir.

- Mezun olup iş yaşamına atıldınız; üniversitemizdeki ve yüksekokulumuzdaki gelişmeleri çeşitli mecralardan takip etmeye devam ediyor musunuz?
İş yaşamına katıldıktan sonra MYO ile irtibatımı elbette koparmadım, gerek çok değerli hocalarım ile gerekse okula ziyaretlerimle halen öğrencisi gibi hissettiğim MYO hayatımın ortasındadır. Aynı zamanda Amasya Üniversitesi MYO Bölüm Danışma Kurul Üyeliğim de bulunduğundan planlanan takvimlerde toplantılara katılım sağlamaktayım.
- Teknik Bilimler MYO’DA okumayı düşünen öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?
Meslek Yüksekokulunda okumayı düşünen öğrencilere en önemli tavsiyem, bu süreci sadece bir diploma hedefi olarak değil, mesleğe hazırlanma fırsatı olarak görmeleri olur. MYO eğitimi, uygulama ağırlıklı yapısı sayesinde öğrencilere sahaya güçlü bir başlangıç imkânı sunuyor. Derslerde ve atölye çalışmalarında mümkün olduğunca aktif olmalarını, merak etmelerini ve hata yapmaktan çekinmemelerini öneririm. Bunun yanında stajları ve okulun sunduğu uygulama imkânlarını ciddiye almak, mezuniyet sonrasında büyük bir avantaj sağlar. MYO’da kazanılan teknik bilgi ve disiplin, doğru değerlendirildiğinde kariyer yolculuğu için sağlam bir temel oluşturur.
- Amasya tarihi ve doğal dokusuyla öne çıkan bir şehir. Ve bir kampüs şehri; en son bu kadim şehirle ilgili neler söylemek istersiniz?
Amasya; tarihi, kültürel ve doğal dokusuyla insanı ilk anda etkileyen, kendine has bir şehir. Yeşilırmak boyunca uzanan tarihi Yalıboyu evleri, kaya mezarları ve sakin şehir atmosferi, burada yaşamayı ve eğitim almayı çok daha anlamlı kılıyor. Aynı zamanda kampüs şehri olma özelliği sayesinde öğrenciler için güvenli, ulaşımı kolay ve sosyal olarak erişilebilir bir ortam sunuyor. Büyük şehirlere kıyasla daha sakin bir yaşam temposuna sahip olması, öğrencilerin derslerine ve kişisel gelişimlerine odaklanmalarını kolaylaştırıyor. Amasya, hem geçmişiyle ilham veren hem de öğrencilik hayatı için huzurlu ve verimli bir ortam sunan özel bir şehir.
Teşekkürler…
